Mobil Uygulama

PWA Nedir? Progressive Web App mi, Mobil Uygulama mı?

PWA ana ekrana kurulur, çevrimdışı çalışır ve mağaza onayı istemez. 2026 yetenek tablosu, iOS sınırları ve maliyet karşılaştırmasıyla net bir karar rehberi.

Emrah KaragözEmrah KaragözKurucu5 Eylül 202617 dk okuma
PWA Nedir? Progressive Web App mi, Mobil Uygulama mı?

PWA (Progressive Web App), tarayıcıda çalışan ama ana ekrana kurulabilen, çevrimdışı açılabilen ve bildirim gönderebilen bir web uygulamasıdır. Mağaza onayı gerektirmez ve tek kod tabanıyla her cihazda çalışır. Buna karşılık Bluetooth, NFC ve arka plan senkronizasyonu gibi bazı yeteneklere, özellikle iPhone tarafında hâlâ erişemez.

Bu üç cümle, çoğu işletmenin aylarca tartıştığı sorunun cevabı gibi görünür ama karar burada bitmez. Çünkü "PWA yeter mi?" sorusunun doğru cevabı ürününüze değil, kullanıcı kitlenize ve o kitlenin hangi cihazı kullandığına bağlıdır. Aynı özellik listesi, kullanıcılarının yüzde 70'i Android'de olan bir işletme için "evet", saha ekibi Bluetooth cihazla çalışan bir firma için "kesinlikle hayır" anlamına gelir.

Bu rehberde PWA teknolojisinin ne olduğunu, 2026 itibarıyla neyi yapıp neyi yapamadığını, iOS tarafındaki gerçek kısıtları, mağaza görünürlüğü meselesini ve bütçe farkını rakamlarla anlatıyoruz. Sonunda kendi projeniz için net bir karar verebileceksiniz.

İçindekiler

PWA Nedir ve Nasıl Çalışır?

PWA, ayrı bir programlama dili ya da özel bir çatı değildir. Sıradan bir web sitesine üç teknik bileşen eklendiğinde ortaya çıkan bir yetenek setidir. Terim 2015'te Alex Russell ve Frances Berriman tarafından ortaya atıldı; o günden bu yana tarayıcı desteği kademe kademe genişledi. Aradan geçen on yılda tartışma "çalışır mı" sorusundan "hangi projede yeter" sorusuna taşındı ve bugün asıl mesele teknoloji değil, kapsam kararıdır.

Bir web uygulamasının PWA sayılması için gereken üç bileşen şunlardır:

  • HTTPS: Aşağıdaki iki teknolojinin çalışması için zorunlu ön koşuldur. Güvenli olmayan bağlantıda service worker kaydı yapılamaz.
  • Web app manifest: Uygulamanın adını, simgelerini, açılış adresini, tema rengini ve tam ekran çalışıp çalışmayacağını tanımlayan küçük bir JSON dosyasıdır. Cihaz, ana ekrana ekleme sırasında bu dosyayı okur.
  • Service worker: Tarayıcı ile ağ arasında duran bir JavaScript katmanıdır. Ağ isteklerini yakalar, önbellekten cevap verir, çevrimdışı deneyimi yönetir ve push bildirimlerini karşılar.

Bu üçlü bir araya geldiğinde kullanıcı sitenizi ana ekranına ekleyebilir. Uygulama simgesiyle açar, tarayıcı çubuğunu görmez ve internet zayıfken bile daha önce görüntülediği ekranlara ulaşır.

Somut bir örnek isterseniz Türkiye'den bakabilirsiniz: Getir'in web sitesi, display: standalone ayarıyla yayımlanan bir manifest dosyası sunuyor. Yani ana ekrana eklendiğinde tarayıcı arayüzü olmadan, uygulama gibi açılıyor. Aynı yaklaşımı Türkiye'deki birçok e-ticaret ve içerik sitesinde görürsünüz.

Service worker'ın nasıl yapılandırıldığı, kullanıcının gördüğü deneyimi doğrudan belirler. İki temel strateji vardır. Önce önbellek stratejisinde tarayıcı içeriği diskten anında getirir, ağı sonra yoklar; logo, yazı tipi ve arayüz dosyaları için idealdir. Önce ağ stratejisinde ise istek internete gider, bağlantı yoksa önbelleğe düşer; fiyat, stok ve sipariş durumu gibi taze olması gereken veriler bu şekilde sunulur.

Bu ayrımı doğru kurmayan projeler, kullanıcıya günler öncesinin fiyatını gösterir. Bu yüzden bir PWA projesinde en kritik teknik karar, hangi verinin hangi stratejiyle sunulacağını belirleyen önbellek planıdır.

Buradaki temel farkı kaçırmayın. PWA, web tabanlı yazılım mantığının mobil cihazlara uzanmış hâlidir. Kodunuz sunucudadır, kullanıcı her açtığında güncel sürümü görür ve mağaza güncellemesi beklemezsiniz.

PWA Neyi Yapabilir, Neyi Yapamaz?

Bir de PWA'nın ne olmadığını netleştirelim. Sitenizi otomatik olarak uygulamaya dönüştürdüğünü söyleyen hazır araçların ürettiği paketler PWA değildir; bunlar sitenizi bir web görünümü içinde açan sarmalayıcılardır. Aradaki fark yalnızca teknik değil, sonuç itibarıyla da belirleyicidir: sarmalayıcı paketler mağaza incelemelerinde asgari işlevsellik gerekçesiyle sık sık reddedilirken, gerçek bir PWA arama motorunda görünür, bağlantıyla paylaşılır ve mağazaya hiç ihtiyaç duymadan çalışır. Bütçenizi bu ayrımı bilerek ayırın.

Pazarlama metinleri PWA'yı genellikle "native uygulamanın ucuz ikizi" gibi anlatır. Gerçek daha ayrıntılıdır: yetenek farkı platforma göre değişir. Android'de fark daralmış durumda, iOS'ta ise belirli başlıklarda hâlâ açık.

YetenekPWA (Android)PWA (iOS)Native uygulama
Ana ekrana kurulumOtomatik istem ileManuel eklemeMağazadan indirme
Çevrimdışı çalışmaVarVarVar
Push bildirimiVarAna ekrana ekliyse varVar
Kamera ve konum erişimiVarVar (izinle)Var
Bluetooth, NFC, USBChromium'da varYokVar
Arka plan senkronizasyonuVarYokVar
Uygulama mağazasında listelenmeTWA ile mümkünPratikte yokVar
Passkey ve biyometrik girişVarVarVar
Widget, derin sistem entegrasyonuYokYokVar
Güncelleme hızıAnındaAnındaMağaza onayına bağlı

Tablodaki "yok" satırları küçük ayrıntılar gibi durabilir. Projenizin kalbi o satırlardan birindeyse tüm kararı tek başına değiştirirler. Sahadaki teknisyeniniz Bluetooth'lu bir ölçüm cihazına bağlanacaksa PWA baştan elenir.

Öte yandan bir katalog, randevu, rezervasyon veya sipariş akışı için tablodaki eksiklerin çoğu pratikte hissedilmez. Kullanıcı ürünü görür, sepete atar, öder ve bildirimini alır.

Tablonun görünmeyen bir satırı daha var: kurulum davranışı. Native uygulamada kullanıcı mağazadan indirmeye karar verdiği anda niyetini belli eder ve simge telefonunda kalır. PWA'da ise kullanıcı sitede gezinirken hiçbir karar vermeden değer görür; kurulum ikinci adımdır. Bu, kazanım maliyetini düşürürken sadakat tarafında ek çaba ister. Yani PWA ilk temasta kazandırır, native uygulama tekrar kullanımda öne geçer; hangisinin sizin için daha değerli olduğu iş modelinize bağlıdır.

Depolama tarafında da fark var. Native paketler cihazda yüzlerce megabayt yer kaplayabilirken bir PWA birkaç megabaytla yetinir. Depolaması dolan telefonlarda ilk silinen uygulamaların büyük paketler olduğunu düşünürseniz, bu sessiz bir avantajdır.

iOS Tarafındaki Gerçek Sınırlar

En çok yanlış bilgi bu başlıkta dolaşıyor. "iPhone'da PWA çalışmaz" demek 2026'da doğru değil; ama "iPhone'da her şey aynı" demek de doğru değil. Net olan tablo şu:

Push bildirimi çalışır, ama şartı var. Apple, web push desteğini iOS ve iPadOS 16.4 ile açtı. WebKit'in resmi duyurusuna göre bildirim izni yalnızca ana ekrana eklenmiş web uygulamaları için istenebilir ve bu istek doğrudan bir kullanıcı hareketine bağlı olmalıdır. Safari sekmesinde açık duran bir site, kullanıcı izin verse bile bildirim alamaz.

Kurulum istemi yok. Android'deki otomatik "uygulamayı yükle" penceresinin Safari'de karşılığı bulunmuyor. Kullanıcı paylaş menüsünden "Ana Ekrana Ekle" adımını kendi yapmak zorunda. Bu, dönüşüm hunisinde ciddi bir kayıp demektir ve ekranda görsel bir yönlendirme koymadan bu adımı kimse bulmaz.

iOS 26 ile bir kapı açıldı. Safari 26 sürümünde ana ekrana eklenen her site varsayılan olarak web uygulaması gibi açılıyor. WebKit'in sürüm notlarına göre artık Safari tarafında "kurulabilirlik" için zorunlu bir koşul kalmadı; manifest ve service worker isteğe bağlı iyileştirmeler hâline geldi. Bu, kurulum tarafını kolaylaştırıyor fakat yetenek farkını kapatmıyor.

Donanım API'leri kapalı. Apple, Web Bluetooth, Web NFC ve WebUSB gibi arayüzleri parmak izi çıkarma ve gizlilik gerekçesiyle uygulamıyor. Arka plan senkronizasyonu da iOS tarafında desteklenmiyor. Kısacası uygulamanız arka planda veri toplayacaksa iOS bu senaryoyu karşılamıyor.

Depolama garantisi sınırlı. WebKit, depolama politikasında verileri origin bazında ve en az kullanılandan başlayarak siliyor. Ana ekrana eklenmiş bir web uygulaması, tarayıcıyla aynı kotayı alıyor; ancak uzun süre açılmayan bir uygulamanın önbelleği temizlenebiliyor. Kritik veriyi yalnızca cihazda tutan bir kurgu kurmayın.

Bu kısıtların hiçbiri masaüstü tarayıcıdaki cihaz emülatöründe görünmez. Yayın öncesi mutlaka gerçek bir iPhone alın ve dört akışı sırayla deneyin: ana ekrana ekleme, uygulamayı kapatıp yeniden açma, uçak modunda gezinme ve bildirim izni verip test bildirimi alma. Bu dört adım, iOS tarafındaki sürprizlerin neredeyse tamamını yayın öncesinde ortaya çıkarır.

Kısacası iOS tarafında PWA, içerik ve işlem odaklı ürünlerde rahatça çalışır. Donanıma ve arka plana dayanan ürünlerde ise duvara toslar.

Android Tarafında Tablo Daha Rahat

Android'de PWA deneyimi native uygulamaya belirgin biçimde yakın. Chrome, kurulabilir bir siteyi ana ekrana eklerken WebAPK adı verilen gerçek bir uygulama paketi üretir. Sonuç olarak simge uygulama çekmecesinde görünür, ayarlarda uygulama olarak listelenir ve tam ekran açılır.

Kurulum deneyimi de geliştirilebilir. Chrome'un zenginleştirilmiş kurulum arayüzü, manifest dosyanıza ekran görüntüsü ve açıklama eklediğinizde kurulumu mağaza kartına benzer bir pencerede gösterir. Kullanıcı ne kuracağını görür, bu da kurulum oranını doğrudan etkiler.

Burada sık karışan iki kavramı ayıralım. WebAPK, kullanıcı siteyi ana ekrana eklediğinde Chrome'un arka planda ürettiği pakettir ve mağazayla ilgisi yoktur. TWA ise sizin hazırlayıp Google Play'e yüklediğiniz, mağaza sayfası olan gerçek bir uygulama kaydıdır. İkisi de aynı web kodunu çalıştırır; farkları dağıtım kanalıdır.

Android tarafında ayrıca arka plan senkronizasyonu, Web Bluetooth ve daha geniş bir sensör erişimi bulunur. Bu nedenle kullanıcı kitlesi ağırlıklı Android olan işletmeler, native uygulamaya geçmeden çok yol alabilir.

PWA'yı Uygulama Mağazasına Koyabilir misiniz?

İki mağazanın cevabı aynı değil ve bu fark çoğu projede kararı belirliyor.

Google Play: evet, mümkün. PWA'nızı Trusted Web Activity (TWA) yöntemiyle paketleyip yayımlayabilirsiniz. Bubblewrap veya PWABuilder gibi araçlar paketi üretir; alan adı sahipliğini assetlinks.json dosyasıyla doğrularsınız. Uygulamanız Play'in spam ve asgari işlevsellik politikasını karşıladığı sürece süreç sorunsuz ilerler. Yalnızca siteyi açan, hiçbir uygulama değeri katmayan paketler ise reddedilir.

App Store: pratikte hayır. Apple'ın inceleme kılavuzundaki 4.2 maddesi, uygulamanın "yeniden paketlenmiş bir web sitesinin ötesine geçen özellikler, içerik ve arayüz" içermesini şart koşar. Siteyi bir web görünümüne sarıp gönderdiğinizde en sık aldığınız cevap, uygulamanın mobil tarayıcı deneyiminden yeterince farklı olmadığıdır.

Mağaza dışında kalmanın telafi edilebilir bir tarafı da var. Native uygulamanın kurulması için kullanıcının önce mağazaya girmesi, aratması ve indirmesi gerekir; PWA ise arama sonucunda doğrudan görünür ve tek dokunuşla açılır. Ürününüz arama motorundan gelen talep üzerine kuruluysa bu, kayıp değil kazançtır. Nitekim aynı içerik hem sitenizde hem uygulamanızda yaşadığında, arama görünürlüğünü tek başına web tarafı üretir.

Bu ayrımın pratik sonucu şu: mağaza varlığı sizin için pazarlık konusu değilse, iOS tarafında er ya da geç gerçek bir uygulama geliştirmeniz gerekir. Mağaza süreçlerini ve red sebeplerini uygulama yayınlama rehberimizde ve red nedenleri yazımızda ayrıntılı anlattık. Yayın öncesinde eksiklerinizi görmek isterseniz uygulama yayın kontrol listesi aracımız işinizi kolaylaştırır.

Maliyet Karşılaştırması: PWA mı, Mobil Uygulama mı?

Bütçe farkı, PWA tartışmasının en somut tarafıdır. Aşağıdaki aralıklar 2026'da Türkiye piyasasında gözlenen bütçelerdir; firma fiyat listesi değil, kapsam fotoğrafıdır.

SeçenekTipik bütçeSüreKapsam
Mevcut siteye PWA katmanı25.000 – 60.000 TL2-4 haftaManifest, service worker, çevrimdışı, kurulum akışı
Sıfırdan PWA odaklı web uygulaması60.000 – 250.000 TL6-12 haftaÖzel arayüz, hesap, ödeme, push altyapısı
Cross-platform uygulama (iOS + Android)150.000 – 450.000 TL3-5 ayTek kod tabanı, mağaza yayını, native yetenekler
Ayrı native uygulamalar300.000 TL ve üzeri5-8 ayİki ayrı ekip, en yüksek performans tavanı

Farkın kaynağı sadece geliştirme süresi değil. Native tarafta mağaza hesapları, sürüm yönetimi, iki ayrı test matrisi ve her güncellemede tekrar eden inceleme süreci vardır. PWA'da bu kalemlerin çoğu yoktur; buna karşılık kurulum ve bildirim izni almak için pazarlama tarafında daha fazla emek harcarsınız.

Görünmeyen kalemleri de listeye ekleyin. Native tarafta Apple Developer Program üyeliği yılda 99 dolar, Google Play geliştirici hesabı ise tek seferlik 25 dolardır. Bunlara mağaza görselleri, sürüm notları, inceleme sürecinde geçen bekleme günleri ve her kritik hata düzeltmesinde tekrarlanan yayın döngüsü eklenir. PWA tarafında bu kalemler yoktur; bunun yerine kurulum ve bildirim iznini kazanmak için arayüzde ve pazarlamada emek harcarsınız.

Bir de fırsat maliyeti var. Native uygulamanın ilk sürümü ortalama üç ila beş ay sürerken, mevcut bir siteye PWA katmanı birkaç haftada devreye girer. Fikrinizin pazarda karşılık bulup bulmadığını öğrenmek için beklediğiniz her ay, bütçe kadar değerlidir.

Yayın sonrası giderleri de hesaba katın. Bir PWA'da bakım, mevcut web altyapınızın bakımıyla birleşir. Native uygulamada ise yıllık işletim maliyeti genelde geliştirme bedelinin yüzde 15-20'si bandında seyreder; mobil uygulama fiyatları rehberimizde bu kalemleri tek tek açtık.

Kendi projeniz için kaba bir rakam görmek isterseniz mobil uygulama maliyet hesaplayıcı aracımızda özellik seçerek dakikalar içinde bir aralık alabilirsiniz.

Hangi Senaryoda PWA Yeterli, Hangisinde Değil?

Kararı hızlandırmak için iki listeye bakın. Aşağıdaki maddelerin çoğu size uyuyorsa PWA muhtemelen yeterlidir:

  • Ürününüz içerik, katalog, randevu, rezervasyon veya sipariş akışı üzerine kurulu.
  • Kullanıcı kazanımınız ağırlıklı olarak arama motorundan ve reklamdan geliyor.
  • Kullanıcı ürünü ayda birkaç kez açıyor; günlük alışkanlık ürünü değil.
  • Bütçeniz sınırlı ve fikri hızlıca pazarda test etmek istiyorsunuz.
  • Sık güncelleme yapıyorsunuz ve mağaza onayı beklemek istemiyorsunuz.
  • Kullanıcılarınızın çoğunluğu Android tarafında.

Şu maddelerden biri bile geçerliyse yolunuz native uygulamadan geçer:

  • Bluetooth, NFC, USB gibi donanım erişimi ürünün merkezinde.
  • Uygulama arka planda sürekli konum, sensör veya senkronizasyon işi yapmalı.
  • Mağazada bulunmak kurumsal bir zorunluluk; müşteriniz veya yatırımcınız bunu istiyor.
  • Kullanım sıklığı bildirime bağlı ve kitleniz ağırlıklı iPhone kullanıyor.
  • Oyun, artırılmış gerçeklik veya yoğun grafik işleme söz konusu.
  • Cihaz üstünde büyük hacimli veriyi kalıcı tutmanız gerekiyor.

İki gerçek senaryoyla somutlaştıralım. Bölgesel bir restoran zinciri menüsünü, şubelerini ve kampanyalarını göstermek istiyor; siparişler kuryeye bağlı ve müşteri ayda birkaç kez uğruyor. Burada PWA fazlasıyla yeterlidir: müşteri arama sonucundan girer, ana ekrana ekler, kampanya bildirimini alır ve işletme mağaza onayı beklemeden menü değiştirir.

İkinci senaryo: bir teknik servis firması, sahadaki ekibin cihaz üzerinden ölçüm alıp fotoğraf yükleyeceği bir uygulama istiyor ve ekip çoğu zaman kapsama alanı dışında çalışıyor. Bluetooth bağlantısı, arka planda kuyruğa alma ve yüklemeyi bağlantı gelince tamamlama ihtiyacı burada PWA'nın sınırını aşar. İki proje de mobil uygulama başlığı altında konuşulur, ama teknik cevapları taban tabana zıttır.

Arada kalıyorsanız üçüncü bir yol daha var. Önce PWA yayımlayıp talebi ölçün, sonra kanıtlanmış talebin üzerine native uygulamayı inşa edin. Bu yaklaşım MVP mantığının mobil tarafa uyarlanmış hâlidir.

Türkiye Bağlamı: Kitleniz Kararı Belirler

Global tavsiyeleri kopyalamadan önce kendi pazarınıza bakın. Statcounter'ın Türkiye mobil işletim sistemi verilerine göre Ağustos 2026'da Android yüzde 73,76, iOS yüzde 26,24 pay alıyor. Dünya genelinde ise dağılım yüzde 67,61'e yüzde 32,36. Yani Türkiye'de PWA'nın en rahat çalıştığı platformun ağırlığı, dünya ortalamasının üzerinde.

Bu, iPhone kullanıcısını yok sayabileceğiniz anlamına gelmez. Dörtte birlik bir kitle, çoğu işletmede cironun daha büyük bir bölümünü oluşturur. Doğru okuma şudur: PWA ile başlayabilirsiniz, ancak iOS akışını gerçek bir cihazda test etmeden yayına çıkmayın.

Talep tarafı da güçlü. TÜİK'in 2026 Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması'na göre internet kullanım oranı yüzde 92,3'e çıktı, internetten alışveriş yapanların oranı ise bir yılda yüzde 55,7'den yüzde 60'a yükseldi. Mobil deneyimi hızlandıran her yatırım, bu genişleyen kitlede doğrudan karşılık buluyor. Özellikle mobil bağlantının zayıfladığı saatlerde açılmayan bir sepet sayfası, doğrudan kaybedilmiş sipariş demektir; çevrimdışı önbellek bu kaybın bir bölümünü geri kazandırır.

Türkiye'de PWA'nın en az konuşulan ama en verimli kullanım alanı ise iç kullanıma açılan panellerdir. Bayi sipariş ekranı, saha ekibi form uygulaması veya servis takip paneli gibi ürünlerde kullanıcı sayısı bellidir, mağaza görünürlüğü gereksizdir ve güncellemenin anında yayılması büyük avantajdır. Bu tip projelerde native uygulama çoğu zaman gereksiz maliyettir; ayrıntılı bir örnek için B2B bayi yönetim sistemi yazımıza bakabilirsiniz.

Bir de bildirim gerçeği var. Sektör kıyaslamalarında web push izin oranları genellikle yüzde 5-10 bandında kalırken, mobil uygulama bildirim izinleri ortalama yüzde 60'ın üzerinde seyrediyor. Bildirim sizin için ana büyüme kanalıysa bu fark bütçe hesabınıza girmelidir.

Performans tarafında ise PWA'nın kazancı ölçülebilir. Google'ın yayımladığı Twitter Lite vaka çalışmasında oturum başına sayfa görüntüleme yüzde 65 artmış, hemen çıkma oranı yüzde 20 düşmüş; uygulama 23,5 MB'lık native paket yerine yaklaşık 600 KB veriyle çalışmış. Aynı mantık, bağlantının zayıfladığı her senaryoda geçerlidir. Sitenizin bu tarafta nerede durduğunu görmek için Core Web Vitals rehberimize ve site analizi aracımıza bakabilirsiniz.

PWA'dan Mobil Uygulamaya Geçiş Yolu

PWA ile başlamak, native uygulamadan vazgeçmek anlamına gelmez. Doğru kurgulanmış bir projede ikisi aynı omurgayı paylaşır.

İlk günden yapmanız gereken tek teknik hazırlık şudur: iş mantığını arayüzden ayırın ve verinizi bir API üzerinden sunun. Böylece yarın native uygulama yazdığınızda backend'i baştan kurmazsınız; yalnızca yeni bir istemci eklersiniz.

Geçiş zamanının geldiğini şu sinyallerden anlarsınız:

  • Kurulum yapan kullanıcı sayısı artıyor ve bu kullanıcılar diğerlerine göre belirgin şekilde daha sık geri dönüyor.
  • Destek taleplerinde "uygulamanız neden mağazada yok" sorusu tekrar ediyor.
  • Ürün yol haritanıza donanım, arka plan işlemi veya yoğun grafik gerektiren bir özellik girdi.
  • Bildirim üzerinden gelen gelir, kampanya başına ölçülebilir hâle geldi.

Bu sinyalleri hisle değil veriyle takip edin. Analitik tarafında ölçmeniz gereken dört rakam şudur: kurulum yapan kullanıcı sayısı, kurulu kullanıcıların otuz günlük geri dönüş oranı, bildirim izni veren kullanıcı yüzdesi ve kurulu kullanıcıların sipariş başına katkısı. Bu dört rakam üç ay üst üste yükseliyorsa native yatırımın geri dönüşünü hesaplayabilecek veriye sahipsiniz demektir.

Geçişte teknoloji seçimi ayrı bir karardır. Çoğu işletme için tek kod tabanlı çözümler yeterli olurken, performans tavanı zorlanan ürünlerde native tercih edilir. Bu karşılaştırmayı React Native, Flutter ve native karşılaştırmamızda ayrıntılı ele aldık. Uçtan uca geliştirme sürecini ise mobil uygulama geliştirme hizmetimiz sayfasında bulabilirsiniz.

PWA Projelerinde Sık Yapılan 5 Hata

1. Her şeyi önbelleğe almak. Service worker'ı "tümünü sakla" mantığıyla kurmak, kullanıcıya günler öncesinin fiyatını göstermeye kadar gider. Statik varlıkları önbellekten, fiyat ve stok gibi verileri ağdan sunun.

2. Kurulumu anlatmamak. Özellikle iOS'ta kullanıcı "Ana Ekrana Ekle" adımını kendiliğinden bulmaz. Doğru anı seçip küçük bir yönlendirme gösterin; ilk saniyede değil, kullanıcı değeri gördükten sonra.

3. Bildirim iznini erken istemek. Sayfa açılır açılmaz gelen izin penceresi çoğunlukla reddedilir ve bu red kalıcıdır. İzni, bildirimden fayda görülecek bir eylemin hemen ardından isteyin.

4. Arama motorunu unutmak. İstemci tarafında render edilen bir arayüz, sunucu tarafı render veya statik üretim olmadan indekslenmede sorun yaşar. PWA'nın en büyük avantajı arama görünürlüğüdür; onu mimariyle yok etmeyin.

5. Yalnızca masaüstü tarayıcıda test etmek. Chrome'un cihaz emülatörü iOS davranışını taklit etmez. Gerçek bir iPhone'da kurulum, bildirim ve çevrimdışı akışlarını mutlaka deneyin.

Bu beş başlığın ortak noktası dikkat çekicidir: hiçbiri teknoloji sorunu değil, kurgu sorunudur. PWA'ların çoğu yetersiz oldukları için değil, yanlış planlandıkları için beklentiyi karşılamaz. Doğru önbellek stratejisi, doğru zamanlanmış kurulum yönlendirmesi ve gerçek cihazda test, projenin sonucunu kullanılan çatıdan daha fazla etkiler.

Sıkça Sorulan Sorular

PWA mobil uygulamanın yerini tutar mı?

İçerik, katalog, randevu ve sipariş odaklı ürünlerde büyük ölçüde tutar. Donanım erişimi, arka plan işlemleri veya mağaza varlığı gerektiren ürünlerde tutmaz. Karar, ürünün ihtiyaç listesine bakılarak verilir.

PWA iPhone'da çalışır mı?

Çalışır. Ana ekrana eklenen bir PWA iOS'ta tam ekran açılır, çevrimdışı çalışabilir ve iOS 16.4 ile birlikte push bildirimi gönderebilir. Bluetooth, NFC ve arka plan senkronizasyonu ise iOS tarafında kullanılamaz.

PWA'yı App Store ve Google Play'e koyabilir miyim?

Google Play'e Trusted Web Activity paketiyle koyabilirsiniz. App Store'da ise yalnızca siteyi saran paketler, asgari işlevsellik kuralı gereği reddedilir; orada gerçek bir uygulama geliştirmeniz gerekir.

PWA maliyeti mobil uygulamadan ne kadar düşük?

Mevcut bir siteye PWA katmanı eklemek 2026'da genellikle 25.000 – 60.000 TL bandında kalır. Aynı işlevi iki platformda native olarak sunmak ise 150.000 TL'den başlar. Fark, kapsam büyüdükçe daralır.

PWA SEO'ya zarar verir mi?

Doğru kurulduğunda tam tersini yapar; PWA bir web sitesi olduğu için arama motorlarında indekslenir. Zarar, yalnızca içerik istemci tarafında render edilip sunucu tarafı çıktı üretilmediğinde ortaya çıkar. Service worker'ın hızlandırdığı sayfa deneyimi ise Core Web Vitals ölçümlerine olumlu yansır.

PWA çevrimdışı gerçekten çalışır mı?

Daha önce ziyaret edilen ekranlar ve önbelleğe alınan varlıklar için çalışır. Yeni veri gerektiren işlemler bağlantı olmadan tamamlanamaz. Sipariş gibi akışlarda çevrimdışı kuyruk kurgusu ayrı bir geliştirme kalemidir.

Mevcut sitemi PWA'ya çevirebilir miyim?

Çoğu modern site için mümkündür. Manifest dosyası, service worker ve HTTPS eklendikten sonra kurulum ve çevrimdışı davranışı yapılandırılır. Eski ve ağır altyapılarda ise önce performans borcunu kapatmak gerekir. Tipik bir dönüşüm projesi, mevcut sitenin durumuna göre iki ila dört hafta sürer ve tasarımı değiştirmez.

PWA push bildirimi gönderebilir mi?

Gönderebilir. Android'de tarayıcı üzerinden, iOS'ta ise yalnızca ana ekrana eklenmiş uygulamalar için izin istenebilir. Her iki platformda da izin, kullanıcının doğrudan bir eylemine bağlı olmalıdır.

PWA, "ucuz uygulama" değildir; farklı bir dağıtım modelidir. Kullanıcıya mağazadan değil, sitenizden ulaşır; güncellemeyi onay beklemeden yayımlar ve tek kod tabanıyla her cihazda çalışır. Buna karşılık kurulum ve bildirim tarafında native uygulamanın hazır avantajlarından yararlanamaz.

Karar verirken şu sırayı izleyin: önce ürünün donanım ve arka plan ihtiyacını netleştirin, sonra kitlenizin platform dağılımına bakın, en sonunda bütçeyi konuşun. Bu sıra bozulduğunda, yani karar bütçeden başladığında, çoğu proje altı ay sonra yeniden yazılır.

Doğru soru "hangisi daha iyi" değil, "önümüzdeki 12 ayda hangi kısıt beni daha çok yorar" sorusudur. Kitleniz Android ağırlıklıysa ve ürününüz içerik veya işlem odaklıysa PWA ile başlayıp bütçenizin büyük kısmını ürünün kendisine ayırabilirsiniz. Projenizin hangi tarafa düştüğünden emin değilseniz iletişim sayfamızdan kapsamınızı paylaşın; ekibimiz iki senaryonun maliyetini ve süresini yan yana koyarak size yazılı bir karşılaştırma sunsun.

#pwa#progressive web app#mobil uygulama#ios#android#web yazılım

Bu konuda profesyonel destek mi lazım?

Projenizi ekibimizle konuşun — aynı gün dönüş, ücretsiz teklif.

Bu yazıyı paylaş

İlgili Yazılar